17 Mar 2011

Buluşma Yeri

Oyunun girişi muhteşem, hatta aman sahnede bir şeyler olabilir hemen yerime koşayım dediyseniz pek çok şey kaçırıyorsunuz bu sefer, zira yerinize geçmeyip dışardan gelecek düğün alayını beklerseniz beraber oynaya oynaya kurulabilirsiniz koltuğunuza. 


Biz bu sefer -sırf meraktan- balkonda izleyelim istedik, oturur oturmaz da nasıl bir hata olduğunu farkettik zaten, zira biletler satışa sunulduğunda internette çılgın bir alım yarışı yapılıyor (tiyatrolara gidilmiyor diye artık sızlanılmasın lütfen) ben de genelde ilk sıralardan buluyorum biletleri, balkona çıkarak zaten dağınık olan konsantremi bir türlü toparlayamadım. Ama binlerce kere daha yazıp söyleyebilirim ki müzikleri şa-ha-ne! Hele oyunun ortasında topluca söylenen bir şarkı var, orda özellikle Arda Aydın' ın (Petar) sesine dikkat, zira resmen bu ses kimden çıkıyor diye çırpındık bulmak için Barış'la, nasıl güzel bir ses o tanrım! Oyun gerçekten orda bitse, Arda Aydın o şarkıyı söylese asla itiraz etmezdim mesela. Bir de Volkan Ayhan' ın (Keza Bata) söylediği bir şarkı var onun da sesi müthiş, çok duygulandırdı hatta tüm salonu diyebilirim.


Oyun 2 perde (tek perdeli oyunlarda huzursuz oluyorum, bitecek diye mi, konsantrem dağılacak diye mi?) ve 4 bölümden oluşmakta, dediğim gibi müthiş bir Balkan müziğiyle açılıyor, oynaya zıplaya alkış kıyamet oturuyoruz yerimize. Genel anlamda oyun, yaşam ve ölüm arasında geçiyor. Bir o tarafta, bir bu tarafta. Profesör Pavloviç' in ölümü üzerine sorgulanıyor ölüm ve yaşam arasındaki o çizgi. (Bu arada Profesör' ü Bill Cosby' nin unutulmaz sesi Sezai Aydın canlandırıyor). İkinci perde, yaşamın ne denli sırlardan ve yalanlardan oluştuğunu gösterirken, bir yandan da diğer taraftaki itiraflar, özlemler dilleniyor. Fırıncı Marko' ya, baba-oğul Savski' lere gülerken, akordeoncu Ruzmarin' e üzlüyoruz bol bol. 


Benim Duşan Kovaçeviç' in izlediğim 3. oyunu. Hatta Buluşma Yeri bir üçlemenin ikinci oyunuymuş, geçen sezon izlediğim "İntiharın Genel Provası" da ilk oyunu. İntiharın Genel Provası' ndaki 3 oyuncu burda da var, Bennu Yıldırımlar, İbrahim Can, Bora Seçkin. Olmayan Serhat Kılıç var sadece. Kovaçeviç' in oyunları biraz ağır oluyor aslında, zaman zaman kopuyor insan izlerken. Aynı şeyi İntiharın Genel Provası'nda ve Profesyonel' de de yaşamıştım zira. Konu çok ağır değil belki ama öyle pür dikkat de izlenebilecek cinsten değil kanımca. Ama gitmemize değdi mi, kesinlikle evet. O müthiş şarkılar, ölüm-yaşam işleniş biçimi, oyuncular hepsi müthişti, sadece biraz ağırdı diyebilirim, o kadar.


Bu arada, üçlemenin son oyununun adı Kovaçeviç' in 2010' da yazdığı "Dar Ayakkabıyla Yaşamak" olacakmış. 


Bahsettiğim şahane şarkının sözleri de; kiraz açar bayırlarda / artık ilkbahar da yolda / her şey aynı memlekette / her şey aynı ülkemde / sadece ben yokum artık / asma yeşillenir ince ince ince / eski damı sarar o güzelce o güzel / kiraz açar bayırlarda / artık ilkbahar da yolda / 
her şey aynı memlekette / 

her şey aynı ülkemde / 
sadece ben yokum artık


* Bu şarkıların kayıtlarını bulabilsek ne şahane olurdu, hatta dün düşündük böyle şarkılı türkülü oyunların soundtrack albümleri çıksa diye:) Ben açıkçası çok isterdim.



Yazan: Duşan Kovaçeviç
Yöneten: Nurullah Tuncer
OyuncularSezai Aydın, Zümrüt Erkin, İbrahim Can, Müge Akyamaç, Selçuk Soğukçay, Bennu Yıldırımlar, U. Arda Aydın, Volkan Ayhan, Özge Kırış, Gürol Güngör, Bora Seçkin, Tankut Yıldız, İlhan Kilimci, Nihat Alpteki, Y. Arda Alpkıray, Berk Samur, Deniz Evrenol, Doğan Şirin, Hanife Ser, Hülya Arslan, Fuat Can Başkır, Murat Güreç, Muzaffer Berişa, Orçun Tekelioğlu, Ömer Göktay - Gonca Beker, Utku Akıncı, Volkan Ayhan, Yalçın Gören - Barış Özer

1 yorum:

yeraz dedi ki...

Evet,sana katılıyorum keşke Lüküs Hayat'ın soundtracki çıksa da dinlesek mutlu olsak:)