Cemal Süreya, "Onüç Günün Mektupları" karşıladı beni, nasıl olsa kısa kısa okurum ben bunu muhakkak dedim, görüldüğü üzere yarısına bile gelememişim. Koştum yine kütüphaneye,
Alper Canıgüz "Oğullar ve Rencide Ruhlar" ı kaptım, neşeli uykuya dalarım dedim, evet neşelendim ama uykuma yenik düştüm, devamını getiririm umuduyla yanıma koydum.
Son olarak da, Patti Smith "Çoluk Çocuk" istiyordum ne zamandır, o kadar merak ediyorum ki yatmadan 6-7 sayfa okuyabiliyorum gözlerimi açık tutmak için delice bir savaş vererek tabi.
Kitapların hepsi şahane, hepsi muhakkak bitecek, ya seneye tatile falan çıkarsam:) ya da bir şekilde okumanın yolunu bulabilirsem..
Bu arada 8 Temmuz' da Bon Jovi' ye gidiyoruz, günsayıp duruyorum zira yıllardır beklediğim gün geliyor:)
Ve böylelikle, yazıdan çok fotoğrafın olduğu bu postu sonlandırıyoruz, bol kitaplı, müzikli, neşeli günler diliyoruz efenim. Buyrunuz, mini bir kitap tanıtımı;
------------------------------------------------------------------------------------------------------

"Çoluk Çocuk" kitabını okuyup da hala olduğu yerde olmak isteyen kaç kişi var acaba? Sabahın köründe uyanıp servise yetişmeye çalışan, bankada kuyruk bekleyen, istemediği bir işi yapan, istemediği insanlarla hayatını dolduran kaç kişi bu kitabı okuyup "istemem kalsın" yapabilir merak ediyorum. Hayatını sanata adamış, bu uğurda evini terketmiş, türlü cefalar çekmiş iki insanı anlatıyor bu kitap, dönemin meşhur Chelsea Hotel' i ile birlikte. Bilmiyorum ben o dönemde bu kadar cesur olabilir miydim ama şu ara çok fazla özendiğim kesin. Hayatını sanata adamak o dönem ne kadar normalse bu dönemde bir o kadar ütopik sanırım, zira adayanların da nelerle kınandığını az çok görüyoruz. Okumakta fayda var.
10 yorum:
Ayfer Tunç'un kitabını okumadım ama sanırım Gülş söylemişti.
Adım geçiyormuş.
Ben de ne zamandır adını bir türlü hatırlayıp alamamıştım.
iyi oldu yazdığın.
bon jovide iyi eğlenceler bu arada :( :P :)
Çoluk Çocuk o kadar güzel bir kitap ki... Patti Smith onu yazmasaydı ve bende okuyamasaydım nasıl olurdu hiç bilmiyorum.
işe başladığımda ben de aynen böyleydim kitap okuma konusunda. bu uzunca bi zaman da böyle gitti. ama şimdi sabah serviste uyumak yerine kendimi zorlayıp kitap okumayı seçiyorum. en azından bu şekilde ilerleyebiliyorum. tabi servis olmasa bu durum da yalan olurdu :/
kahrolsun kapitalizm :)
çoluk çocuk ve onüç günün mektupları listemde beklemekten helak oldu. bir de funda öncü'ye yapılan şey ne anlamsız, ne beyinsizceydi öyle.
ness, tişkürler ama sende olsan iyi olacaktı, neyse bi dahakine:)
aquamarine, kesinlikle çok güzel, iyi ki yazmış, iyi ki okuma fırsatımız olmuş.
pinosh, servisim olsaydı bende kaçırmazdım, hatta eski işimde baya bitirirdim kitaplarımı ah! şimdi otobüslerde mümkün olmuyo:(
larien, çoluk çocuk' u özellikle senin okumanı pek isterim, ilham vereceğini düşünüyorum sana, pek ciddiyim bu arada.
Ben de 'Bir deliler evinin yalan yanlış kısa tarihi'ni okuyamadım, yarım bırakmıştım :(
Bon Jovi konseri ertelenmedi mi bu arada, yoksa ağzımdan yel alsın mı? :)
amannn sedoş yapma, gerçi olursa da şaşırmam, bu ara bi iptal fırtınası var:(
tüm blog ahalisi 8 temmuzda bon jovi de buluşuyoruz sanırım :)
Patti Smith zaten severdim, kitabını da yudum yudum okudum.hergünde işe kahretsin diyerek gittim :) cesaretine, sevgisine, direncine hayran kaldım.
gülümsemesi müthiş olan bonjoviye ben de gitmek istiyorummm!!
küfkedisi: 9 temmuz'da baya bi bon jovi postu girilecek desene:)
buket: gerçekten şahane. seni de bekleriz bu arada bon jovi' ye ve evet gülümseme konusunda haklısın:)
Yorum Gönder