Çok net insanlar ürkütüyor beni. Net değilim ben, çoğu şeyde. Fazlaca kafa yormaktan olsa gerek olayın her boyutunu düşünmeliyim gibi hissediyorum. Sohbetler anlamsızlaşabiliyor, seni sen gibi çok düşünen insanlar anlayabiliyor, diğerleri sadece anlamaz bakışlarla ve o müthiş egolarıyla "senin şu fikirlerin.." diyebiliyorlar. Farklı düşünenler hırpalanıyor epeyce. Kendin gibisini bulduysan rahatsın, akşama kadar yorulmadan yormadan şahane sohbet, kahve.
Çok konuşan insanlar yoruyor bir de beni bu ara. 3 cümle yerine 18 cümle kurmak beni germiştir her zaman. Dinlemek kesinlikle işkencedir. O yüzden çok hızlı anlatırım ben, bir de insanların dinlemeyi pek sevmediğini bildiğimden. Bazen susarız karşımdakiyle, ne kadar keyiflidir -ee ne konuşucaz şimdi- tedirginliği olmadan susmak. Mutlu olurum eğer o tedirginliği yaşamıyorsam, şahanedir.

Kaldır at dese, aylardır bir yerlere gelebilmek için yırtındığın kariyerini bir kenara, senelerce hayalini kurduğun İstanbul' unu, ne derim acaba yine çok düşünür müyüm? Az kaldı sanırım, sabrın son noktası sonu bilinmeyen bir "Hadi" ye dönüşecek..
Eşlik etsin diye; http://fizy.com/#s/1rp8l6
3 yorum:
Bir yandan çok ister bu arkadaşın gitmenizi.
hayallerimiz ortak ne de olsa. düşüncelerimiz. sizi biz anlarız, bizi siz.
öte yandan gitmesinler diyor egoist bünye. şimdi el altındalar. belki bir telefon uzaklığında.yanıbaşında.
hoş o kadar meşguluz ki. telefona bile vaktimiz yok ya o da ayrı bir handikap.
hayat çok kısa aslında. keşke ufacık bir imkanımız, mini minnacık cesaretimiz olsa da biz de düşünebilsek gitmeyi.
alis' i kucaklamadan gitmek istemiyorum. bunu bilesin.
blogunu tesadüf buldum baştan sona okudum gerçekten çok beyendim kitap ve film tavsiyeleri bolca bekliyorum
Yorum Gönder