28 Eyl 2010

Alaycı Kuş


Suzanne Collins, ilki "Açlık Oyunları" olan, "Ateşi Yakalamak" ile devam eden ve son olarak "Alaycı Kuş" ile biten müthiş bir serinin yazarı. Birkaç ay önce ilk iki kitabı yalayıp yutmuş bir okur olarak "Alaycı Kuş"u nasıl bekleyeceğimi düşünüp durmuştum. Aklıma gelince bile heyecan yaptırıyordu bana, az önce bitirdim böyle bir seriyi okumuş olmanın mutluluğu ve hüznü içerisindeyim. Ne acayip, kitapların verdiği sersemlik duygusu keşke çok daha uzun sürebilse.. Neyse, konumuz bu değil.

Öncelikle belirtmeliyim ki, ilk iki kitabı henüz okumayan varsa, bu yazıyı okumak biraz anlamsız sizin için. Zaten kitabı çok anlatmadım daha çok bende yarattığı etkiyi yazdım. Spoiler olacak bundan sonrasında tekrar belirteyim.

Kitaba başlarken neyle karşılaşacağımı çok düşünmemiştim açıkçası ama diğer iki kitaptan daha farklı olacağının sinyalleri ikinci kitabın sonuyla zaten verilmişti. Ben biraz daha umutlu başladım okumaya. Ama distopik romanlarda çok fazla Polyanna olamazsınız. Bunu da ilerleyen sayfalarda hatırlattım kendime.

Katniss yine her koşulda aynı hareket eden, duygularına ve mantığına herşeyden önemlisi hislerine güvenen olgun bir kız. Kafa karışıklığı çok sürmüyor zira hepsinin üstesinden gelebiliyor kendi içinde. Bunun için ona yardım edenlerde, delicesine karşı çıkanlar da var. Ona yardım edenlere içten bir bağlılık duysa da, sevmeyenleri de umursamıyor. Böyle bir iç denge sağlamış kendisine. Okurun gözünde de bir süper kahramandan farksızlaşıyor tüm bu yönleriyle.
Tüm bunların dışında Gale ve Peeta var bir de tabi. Peeta, bu kitapta okuru ve Katniss'i bir hayli şaşırtıyor. Ama onu sevmekten hiç vazgeçemiyorum. Gale karizmatik bir avcı olarak kalmış aklımda, Peeta'da sevimli biri ama yeri geldiğinde güçlü kollarıyla sarıp sarmalayan duygusal bir çocuk. Bu yönleriyle Peeta'yı kendime daha yakın gördüm. Bu yüzden sonu beni memnun etti.
Ayrıca yazarın Katniss'i çok sert bir seçim yapmaya zorlamaması daha da mutlu etti beni. Klasik bir sonu olmasından çok korktum itiraf edeyim.. Katniss'in birini seçmemesinden ya da Peeta ya da Gale'in ölmesinden ya da herkesin içiçe mutluluk sarhoşluğuyla ülkenin kurtuluşuna kadeh kaldırmasından falan korktum. Sanırım bu yüzden Collins, biz Gale ya da Peeta'yı beklerken, ters köşe yapıp Prim'i öldürdü. Neyse ki Katniss bundan sonrası için Gale ya da Peeta arasında bir seçim yapmak zorunda kalmadı. Tüm yaraları, hüznü, kabuslarıyla kendisini Peeta ile yaşamın akışına bıraktı. Gale savaşı seçti belki de aradan çekildi.
Ne yalan söyleyeyim hüzün ve mutlu olma karışımı gözyaşları döktüm kitap biterken ..

Kitabın başlarında 13. mıntıkayı tanımaya başlıyoruz. Zaten çok güvenilir bir yer olmadığı içimize bir şüphe olarak başlarda düşüyor. O yüzden Katniss'in seçimleri kitabın başından sonuna kadar beni yine memnun etmeyi başarıyor.. Yine Snow'u hezeyan ve "bak ben kazandım şimdi" hisleri içinde öldürmediği için Collins'e minnet duyuyorum. Prim'e üzülüyorum. Katniss ve Peeta'yı kucaklıyorum. Aradan çekiliyorum.

8 yorum:

banyosuyu dedi ki...

öööff öff. yetişemiyorum sana ya.
daha İstanbul Hatırasını bitiremedim.
Neyse az kaldı.
Seriyi alayım da ben de okuyayım.

yazının ilk paragrafını okuyabildim.
ölesiye korktum sonrasını okuyamadım.

ceren dedi ki...

yetişemezsin tabi benim gibi tüm gün yatmıyorsun.)
okumamakla iyi yapmışsın.korkunç spoilerlar var uhehaha:)

Larien Beyinütüleyen dedi ki...

ceren, içimi dökmüşsün resmen. sonuna dek peeta veya gale ölecek diye düşündüm ben de. hatta emindim. sağlam şaşırttı. iyi de oldu. hele o " sonsuza dek mutlu yaşadılar... " geyiklerine girmemesi, katniss'in başkan snow yerine ismini hatırlamadığım o kadını öldürmesi. kadın çoook güzel kurgulamış. böyle bir seri daha bulabilecek miyiz dersin ?

ceren dedi ki...

larien:ya umarım bulabiliriz ama etkisinden uzun süre kurtulamayacağız herhalde. önüme gelen herkese tavsiye ediyorum.beğenmeyenleri siliyorum.)

Sanat Notları dedi ki...

biraz vakitsizlik biraz üşengeçlik ilk kitaptan sonra elfreni çektim, bu yüzden spoilerler tam bana göre, gerçekten şahana bir ditopik roman, birde filmi yapılsa tam süper olur, bende rahat rahat seyreder herşeyi öğrenirim:))

ceren dedi ki...

sinemcim o zaman güzel haber, eğer 2012'de kıyamete kurban gitmezsek 2013'te filmini izleyebileceğiz:)

ayca dedi ki...

cerencim merhaba;

bende bu kitabı festivalde okudum bitirdim.öle bir an geldiki kafamı kaldırıp müşteriye cevap veremedim.ilk kitabı senin tavsiyen üzerine okumuştum.teşekkür ederim..:)

ceren dedi ki...

ne demek canım tavsiyeler boşa gitmiyor demek ki seviniyorum.) ayça bekliyorum kitaplığını bu arada:)