13 Ağu 2010

500 Days Of Summer


Bu aralar filmleri biraz gecikerek izliyorum sanırım. Bazen böyle şeyler olabiliyor, o an için çok popüler bir kitabı okumuyorum ya da filmi izleyemiyorum, ortalık durulsun, sesler sussun, sonra sakin kafayla izleyip değerlendirmek daha hoş geliyor. Yani bir filmi ya ilk izleyenlerden olmalıyım ya da son. Her zaman değil tabi, bazen ..
Bu film de öyle oldu sanırım.

Konusuna baktığınız zaman ne kadar klişe diyebilirsiniz, benim size önerim konuya takılmadan filmi izlemeniz.. Klişe de olsa film nasıl o klişeden uzak çekilir görün derim. Ben baya beğendim filmi, oyuncuları, mekanları, müzikleri. Tamam hayatınızın filmi olmayacak ama benim gibi yapış yapış romantizmden uzak biriyseniz hoşlanacağınızı garantileyebilirim. Elimden daha fazlası gelmez .)

Konu kısaca bir aşk hikayesi, tek taraflı mı anlayamadığımız. Sinir olabileceğimiz nayır nolamaz diyebileceğimiz ya da ohh böylesi daha iyi diyebileceğimiz seçenekli bir son var, ne hissedeceğiniz size kalmış, klişe bir mutlu son yok yani, bir bakıma. Çok şaibeli yazıyorum evet. Ayrıca her romantik filmde olduğu gibi burada da karakterler bakmaya doyulamayacak cinsten. Zooey Deschanel ve Joseph Gordon Levitt başrollerde.

Tom 'un Summer'la ve Summer'sız geçen 500 gününden karışık olarak seçmeli gösteriyor yönetmen ve seyirci de ne olacak kız gerçekten aşık olacak mı diye bekliyor. Şirin bir film. 1-2 saat ayırmaya değer.

"boy meets girl. boy falls in love. girl doesn't"


2 yorum:

Biraz Şöyle Biraz Böyle dedi ki...

Film güzel. Bir de şu afişini bir yerlerden edinebilsek süper olacak.

Nukima dedi ki...

Ben de izlemiştim bu filmi. Tabii sonun kızcağıza bayaa bi saydırdım ama şimdilerde sakinleştim Allahtan:))